Sorunlu Çocuk ve Yoga *
................................................................................

Duygusal sorunları olan çocuklarla uğraşmanın güçlüğünü herkes bilir. Yoga bu soruna basit fakat etkin bir çözüm sunuyor.

Yaşamın erken dönemlerinde yetişkinliğin temelleri atılır.   Duygusal sorunları olan çocuklar bu problemleri çözülmeden büyürlerse sinirli yetişkinler olurlar ve bu döngü çocuklarında da devam eder.  Çocukların problemleri, biyolojik, kültürel veya sosyal nedenlere bağlı olabilir ve bunlarla uğraşmak zorunda olan ebeveyn, öğretmen, doktor veya bakıcı için son derece zor olabilir.

Yoga çocuklarda anormal duygusal gelişimi düzeltecek pratik bir terapi şekli sunmaktadır.  Böylece çocuk yetişkinliğe ermeden önce problemlerinden kurtulmaktadır. Epifiz bezi (pineal gland) fonksiyonu,  zihinsel ve pranik enerjilerin dengelenmesi için, yoga nidra (Gevşeme) ile karma yoganın yardımı ve aile ve sosyal baskıların azaltılması ile çocuktaki duygusal sorunlar çözülebilir.  Bu basit terapi uygulamaları, psikolojik destek ile birleştiğinde duygusal sorunları iyileştirmede yeni ve entegre bir yaklaşım sergilenmiş olacaktır.

Dr Sula Wolff “Stres altındaki Çocuk” adlı kitabında yaşamın ileri safhalarında ortaya çıkabilecek gereksiz sinirsel rahatsızlıkların, çocuğun çevresinin yakından incelenmesiyle önceden engellenmesinin mümkün olduğundan bahsediyor. 

Eğitimciler giderek sosyal sorumluluklarının, bağımsız kişilik sahibi, öz disiplinli olan dengeli çocuklar yetiştirmek olduğu bilincine varıyorlar. Okulların görevi sadece robot gibi bilgi yüklenen bireyler değil, hem zihinsel hem bedensel aktif faaliyetler sunarak onları sıkmadan, baskı altına almadan yetiştirmek olmalı. Okullarda böyle bir yöntem uygulandığı, aile ve çevresel faktörlerin baskısı da kalktığı zaman çocuğun savunma mekanizması rahatlıyor ve normal kişilik gelişimine geçiyor.

Çocuğun bilinçaltında bastırılmış duygularını rahatlatmaya yardımcı olmak üzere yetenekli bir yoga terapistinin önereceği yoga nidra gibi egzersizler çok faydalı olacaktır. Bu terapinin uygulama sürecinde, çocuğun güvendiği ve eleştirilme endişesi olmadan olumsuz duygularını açığa vurabileceği bir yetişkinin yanında olması gerekmektedir.

SUÇLU ÇOCUK
Araştırmalar toplumda ‘suçlu’ olarak tanımlanan çocukların pek çoğunun erken yaşta annesiz kalmış veya terkedilmiş olduklarını ortaya koymuştur. Toplumdışı davranışları, bilinç yoksunluğu ve sevgiye olan ihtiyaçtan kaynaklanmaktadır. Gerçekten ihtiyaçları olan şey iyi bir ebeveyn olmakla beraber davranış bozuklukları nedeniyle gönderildikleri kuruluşlarda verilen tek terapi cezaya dayalı otoriter bir disiplin olmaktadır. Buradan ayrılıp hayata atıldıklarında ise, ne hayat görüşleri ne de kendileri değişmedikleri için toplumdan başka suçlar işleyerek intikam almaktadırlar.Yoga bu tip çocuklara nasıl faydalı olabilir?

Ebeveynin yerini doldurmak imkansız olmasına rağmen çocuklara yoga teknikleri uygulayarak kişisel çatışmalarını çözümlemeyi öğretebiliriz. Eğitimciler de onlarla beraber egzersizler yaparak bu eğitime katılabilirler. Karma yoga ile bu tip çocuklarda mevcut öfke ve asabiyet duyguları açığa çıkarmak ve daha yapıcı kanala kaydırmak mümkün olabilir. Tahta işleri, resim ve bahçecilik faydalı olabilir. Öfke nöbeti geçiren çocuklara özellikle ay pozu (sasankasana) yardımcı olmaktadır. Bu, kişinin kontrolünü kaybetmesinden sorumlu adrenalin bezinden gelen fazla hormon akışını durdurmaktadır. Nadi Shodhana Pranayama ve Yoga nidra son derece ihtiyaç duyulan gevşemeyi sağlayarak zihinsel ve pranik enerjinin dengeli dağılımını sağlar. Suçlu çocuklar ashram (yoga merkezi) yaşamından edindikleri eğitim sayesinde kendine güvenen ve topluma yararlı kişiler haline gelmektedir.

EPİFİZ SALGI BEZİNİN ROLÜ
Epifiz bezi, beynin Medulla Oblagata bölgesinde yer alan küçük bir salgı bezidir. Yogada akıl ve sezgi yeri olan Ajna Chakra ile yakından ilintilidir. Çocuk 8 yaşlarında iken epifiz bezi işlevini yitirmeye başlar. Bu bozulma, cinsel olgunluğun başlangıcını işaret eden Hipofiz (Pituitary gland) salgı bezinden hormonların salgılanmasıyla çakışır. Birçok çocuk cinsel uyanışın geliştiği bu geçiş döneminde zorluklar yaşar. Bu nedenle bu yaşlarda öfke, küskünlük veya saldırganlık gibi hormonal dengesizliklere doğrudan ya da dolaylı olarak bağlı olan davranış bozuklukları görünür.

Çocukları neden bu narin yaşlarda cinsel sorumlulukla suçlayalım? Eğer Epifiz bezinin bozulmasını geciktirecek bir yol bulursak sempatik (pingala) ve parasempatik (ida) sinir sistemleri arasında bir denge sağlayabilirsek, çocuk çocukluğunu gereksiz itici güçlerin stresi olmadan yaşamaya devam edebilir.

Yoga terminolojisinde duygusal bozukluk, manas shakti (zihinsel element) ile prana shakti (gerekli element) arasındaki dengesizliğin bir sonucudur. Fazla zihinsel enerji mevcut fakat prana eksikse çocuk içe kapanıklık, depresyon, endişe ve yorgunluk yaşar. Dinamizmini kaybeder ve zihinsel enerjisini yaratıcı aksiyona dönüştüremez. Bunun tersi olarak, eğer çocukta fazla prana var fakat yeterli manas (akıl) yoksa çok yıkıcı ve zararlı olur. Kontrolsüz enerjinin fazlası felaket getirir. Bunu son derece hızlı giden bir araca benzetebiliriz. Bu tip hiperaktif çocuklarla yaşamak çok zordur ve bir şey öğrenmeleri de hemen hemen imkansızdır.

KORUYUCU İLAÇ OLARAK YOGA
Sekiz yaşından başlayarak alınacak bazı basit tedbirler zihinsel ve hayati enerjileri dengeleyerek Epifiz bezini korumak, böylece cinsel olgunluğu geciktirerek gerekirse psiko duygusal acıyı önlemek mümkündür. Çocuğa Surya Namaskara (Güneşe Selam) denilen ve 12 hareketten oluşan dinamik bir egzersiz öğretilebilir. Bu egzersiz, vücuda esneme ve gevşemeyi öğreterek enerjiyi yeniden dengelemeyi sağlar. Ayrıca shambhavi mudra (bakışı kaş ortasına odaklama) egzersizi yapılabilir ki bu, Epifiz bezinin sağlığını korur. Nadi Sodhana Pranayama, nadileri ve sinir sistemini dengeler ve çocuğa iç sükunetini nasıl sağlayacağını öğretir.

Duygusal huzursuzluğu olan çocuklarla uğraşırken, onların almaya açık, işbirliği yapacak söz dinleyen çocuklar olmadığını hatırlayalım. Onlara yoga egzersizleri öğretecek olan eğitmen olumsuz ve ters çocuk karşısında kolayca gerginliğe düşmeyecek bir kişi olmalıdır. Burada esas olan nokta objektif kalabilmektir. Çocuk meydan okuyabilir, öfkeli veya düşmanca davranabilir, fakat bu çok büyük bir olasılıkla onun belki annesi veya babası gibi başka birisine karşı duyduğu duyguları eğitmenine yansıtmasıdır.

Neden ne olursa olsun yoga kimseye zorla yaptırılamaz.  Bunun için, yoga tekniklerini çocuğun hayal gücüne hitap edecek şekilde takdim etmek eğitmenin yeteneğine kalmıştır.  Eğer çocuk çok kısa bir süre için de olsa yoganın zihnini rahatlattığını görürse kendi davranışı hakkında da bir fikir edinmiş olacaktır. 

Aktif olmamaya dayanamayan ve duygusal açıdan sıkıntıları olan çocuklar için fiziki hareketler ile birlikte yapılacak derece derece ilerleyen rahatlama egzersizleri çok uygundur.  Çocuk, Surya Namaskara’dan sonra kendi isteğiyle ceset pozunda (shavasana) yatarak dinlenecektir.  Vücut bölümleri üzerinde derece derece ilerleyerek yapılan gevşetme hareketlerini takiben eğitmen bir “fil”, “ev”, “siyah köpek” vs gibi görsel seriler üzerinde çalışabilir. Bu egzersizin amacı derin gevşeme sağlayarak bilinçaltında kalmış olumsuz etkileri yüzeye çıkararak yok etmektir.  Tüm egzersiz süresi günde on dakikadan fazla olmamalıdır.  Sekiz yaşın altındaki çocukların Surya Namaskara veya Pranayamaya ihtiyacı yoktur fakat basit yoga nidra teknikleri olumlu etkiler sağlayabilir.


Tercüme ve özet: Gaye Özsoy

* Bu ayki yazimiz, Swami Bodhananda Saraswati’nin Yoga Today Dergi’sinden tercüme edilerek özetlenmiştir.

  English  

Türkiye' nin ilk ve tek çocuk yogası sitesi

 

Tasarım ve Uygulama PRP Multimedya

 
   

  Bu web sitesinin tüm hakları saklıdır. © 2004